Oranlar ve orantılar
SORULAR
Oranlar eşit mi aynı mı sorusu varmış?
Oranlar bağlamında "aynı cinsten" ne demek?
Bir oranda alt terim üst terimi ölçüyor mu?
- \(AB/DE\) dediğimizde \(AB\)'yi \(DE\) ile ölçüyoruz, öyle değil mi?
- Alt taraf birim oluyor
- Zaten oranın tanımı bu değil mi?
- \(DE\) \(AB\)'yi ölçen birim olduğuna göre \(AB\) ile aynı cisten olmalı yoksa \(AB\)'yi ölçemez.
- Burada \(AB\) ve \(DE\) geometrik büyüklüklerdir, mesela, çizgidir.
Ali Sinan Sertöz Tanım V.5 yazısı - Gemini sorusu
Ali Sinan Sertöz Bilim ve Teknik yazısı - Gemini soru 1.
Ali Sinan Sertöz'ün Bilim ve Teknik'te yayınlanmış bir yazısına bakıyorum. Oranlar ve oranların eşitliği hakkında benim de şu anda çalıştığı Tanım V.5'i açıklıyor. Fakat ondan önce Öklid'in oran tanımı nedir onu açıklıyor:
Öklid'e göre aynı türden niceliklerin büyüklükleri arasındaki ilişkiye oran denir.
Bu Öklid, Book V. Def. 3'ün bir tercümesi olmalı: A ratio is a sort of relation in respect of size between two magnitudes of the same kind.
Benim sorum bir sonraki şu cümle ile ilgili: Eğer iki nicelikten her birinin bir katı öbüründen büyük olabiliyorsa, o zaman bu iki nicelik arasında bir oran vardır diyeceğiz.
Bunu açıklayabilir misin? Belki örnekler vererek.
Bu cümlenin anlamı, Öklid'in oran tanımının geçerli olması için gereken temel koşulu belirtir. Bu koşul, genellikle matematikte Arşimet Özelliği (ya da Arşimet Aksiyomu) olarak bilinir.
Sizin alıntıladığınız cümle, aslında Öklid'in Elementler kitabının V. Kitap, Tanım 4'ünün bir ifadesidir:
"Magnitudes are said to have a ratio with respect to one another which are capable, when multiplied, of exceeding one another."
(Birbirine göre oranı olan büyüklükler, birbiriyle çarpıldığında birbirini aşabilecek olandır.)
Bu Koşul Ne Anlama Geliyor: Arşimet Özelliği
Cümle, iki nicelik arasında bir oran (yani büyüklük ilişkisi) kurulabilmesi için niceliklerin birbirleriyle kıyaslanabilir olması gerektiğini söyler. Kıyaslanabilirlik (ya da bir oranın varlığı), aşağıdaki koşula bağlıdır:
Düzeltme başla
Burada Gemini'nin Latex'i hata verdi ben böyle yazdım:
Yok, latex çok uzun bir satır olduğu için sorun yaratıyor. Şöyle temizlemeye çalıştım:
\(A\) ve \(B\) nicelikleri verilmişse, şu şartlar altında \(A\) ve \(B\) arasında bir oran vardır:
Öyle bir tam sayı \(n\) vardır ki, \(nA > B\) ve öyle bir tam sayı \(m\) vardır ki \(mB > A\).
Doğru anlamış mıyım? Bunu düzeltebilir misin?
Cevap:
Anladığınız ifade kesinlikle doğru ve Öklid'in V. Kitap, Tanım 4'ünü mükemmel bir şekilde özetlemektedir.
Öklid'e Göre Oran Varlığı (Arşimet Özelliği)
Sizin temizlediğiniz ve özetlediğiniz ifade, tam olarak o cümlenin ("Eğer iki nicelikten her birinin bir katı öbüründen büyük olabiliyorsa, o zaman bu iki nicelik arasında bir oran vardır diyeceğiz.") modern ve matematiksel karşılığıdır:
İfade Doğruluğu:
İki aynı türden nicelik (\(A\) ve \(B\)) arasında bir oranın var olması için gereken şart budur:
\[\text{Bir oran vardır} \iff
\begin{cases}
\text{1. } \text{Öyle bir pozitif tam sayı } n \text{ vardır ki, } n \cdot A > B \\
\text{2. } \text{Öyle bir pozitif tam sayı } m \text{ vardır ki, } m \cdot B > A
\end{cases}\]
Neden Bu Kadar Önemli?
Bu şart, niceliklerin karşılıklı olarak birbirini aşabilmesi anlamına gelir. Bu özellik, niceliklerin ne sonsuz küçük ne de sonsuz büyük olmamasını garanti eder.
- \(n \cdot A > B\): \(A\) niceliği, \(B\)'yi ölçmek için yeterince "büyük" bir birimdir. \(A\)'dan yeterli sayıda alırsanız \(B\)'yi geçebilirsiniz.
- \(m \cdot B > A\): \(B\) niceliği de \(A\)'yı ölçmek için yeterince "büyük" bir birimdir. \(B\)'den yeterli sayıda alırsanız \(A\)'yı geçebilirsiniz.
Eğer bu iki şart da sağlanıyorsa, nicelikler kıyaslanabilir demektir ve aralarında bir oran (\(A/B\)) kurulabilir.
Anlayışınız tamamen yerinde.
düzeltme sonu
Bu koşulun özü, bir niceliği yeterince katsayıyla çarptığınızda, diğer niceliği aşabilmeniz gerektiğidir.
1. Niceliklerin Birbirini Aşabilmesi
Örnek 1: Oranı Olan Nicelikler (Boylar)
- \(A\): Bir kalemin boyu (diyelim ki \(15\) cm).
- \(B\): Bir masanın boyu (diyelim ki \(150\) cm).
Bu iki nicelik arasında bir oran vardır:
- Kalemin (\(A\)) bir katı masayı (\(B\)) aşabilir:
- \(10 \cdot A = 150 \text{ cm}\). \(11 \cdot A = 165 \text{ cm}\). (\(11 \cdot A > B\) olduğu için aşar.)
- Masanın (\(B\)) bir katı kalemi (\(A\)) aşabilir:
- \(1 \cdot B = 150 \text{ cm}\). (\(1 \cdot B > A\) olduğu için aşar.)
Her iki niceliğin de katları diğerini aşabildiği için, \(A\) ve \(B\) arasında bir oran kurulabilir ve bu oran sayısal olarak ifade edilebilir (\(A/B = 1/10\)).
2. Oranı Olmayan Nicelikler (Aşırı Farklı "Türler" veya "Sonsuz Küçükler")
Bu koşul, hangi durumlarda oranın olmadığını (yani kıyaslanamazlığı) tanımlar. Modern matematikte bu, genellikle sonsuz küçük veya sonsuz büyük niceliklerle ilişkilendirilir (Öklid'in zamanında bu kavramlar tam olarak böyle formüle edilmemiş olsa da, mantığı budur).
Örnek 2: Oranı Olmayan Nicelikler (Hipotetik)
Öklid zamanında olmasaydı da, modern bir bakış açısıyla açıklamak gerekirse, Arşimet özelliği olmayan bir "oran" kurmaya çalışmak şuna benzerdi:
- \(A\): Birim uzunluk (\(1\)).
- \(B\): Sonsuz küçük bir nicelik \((\epsilon > 0)\) öyle ki, siz \(\epsilon\)'yi hangi tam sayıyla çarparsanız çarpın, \(1\)'i aşamaz. Örneğin, \(n \cdot \epsilon\) her zaman \(1\)'den küçüktür.
Bu durumda:
- \(A\)'nın katı (\(n \cdot A\)), \(B\)'yi aşabilir. (Örn: \(1 \cdot A > B\))
- Ancak, \(B\)'nin hiçbir katı (\(n \cdot B\)) \(A\)'yı aşamaz.
Böyle bir durumda, Öklid'e göre \(A\) ve \(B\) arasında bir oran yoktur. Nicelikler birbirleriyle kıyaslanamazdır, çünkü \(B\) niceliği \(A\)'ya göre o kadar küçüktür ki, onu "ölçmek" için \(A\)'nın birimini kullanamazsınız; \(B\) hiçbir zaman \(A\)'nın "yanına" bile yaklaşamaz.
Özetle, Ali Sinan Sertöz'ün alıntıladığı cümle:
İki nicelik arasında bir oranın olabilmesi için, niceliklerin birbirine göre "ölçülebilir" olması, yani birbirinin yanında sönük kalmayacak kadar birbirine yakın büyüklükte olması gerektiğini ifade eden temel varoluş koşuludur. Bu, matematiğin temel yapılarından biri olan Arşimet Özelliği'dir.
Gemini soru 2.
Evet tahmin ettiğin gibi, Sertöz, Tanım V.5'e geçiyor ve şunları yazıyor:
Öklid'in geliştirdiği oranlar kuramı iki oranın ne zaman eşit olacağının tanımı ile başlar.
Biz de önce iki doğru alalım ve bunlara \(A\) ve \(B\) diyelim. Bu doğrular arasında bir oran olduğunu yukardaki paragrafta kabul etmiştik.
İki de üçgen alalım ve onlara da X ve Y diyelim. Yine yukarıdaki paragraftaki bakış açısıyla bu üçgenlerin alanları arasında bir oran olduğunu görebiliriz. Üçgenlerin alanları arasındaki orandan söz ederken "alan" kelimesi kullanılırsa sanki bir birim seçilmiş ve o birim kullanılarak hesaplanmış sayılar olduğu izlenimi doğar. Oysa birimden bağımsız, mutlak bir alan niceliğinden söz ettiğimiz anlaşılsın diye Öklid üçgenlerin alanlarının oranından değil, üçgenlerin oranından söz eder. Biz de öyle yapalım.
Şimde "\(A\)'nın \(B\)'ye oranı, ne zaman \(X\)'in \(Y\)'ye oranına eşit olur" sorusuna dönelim ve Öklid'in verdiği açıklamayı anlamaya çalışalım.
Her şeyden önce eğer \(A\)'nın \(B\)'ye oranı \(X\)'in \(Y\)'ye oranına eşit olacaksa ve eğer \(A\), \(B\)'den küçükse, \(X\) de \(Y\)'den küçük olmalı elbette. Buna kimsenin itirazı olmaz.
Şimdi Öklid bu kıyaslamayı sonsuz defa yapmayı öneriyor. Yani \(m\) ve \(n\) gibi iki pozitif tam sayı seçelim, "\(A\)'nın \(m\) katı \(B\)'nin \(n\) katından küçük mü, büyük mü, yoksa bunlar eşit mi" diye soralım.
Bu soruya verdiğimiz cevap eğer "\(X\)'in \(m\) katı \(Y\)'nin \(n\) katından küçük mü, büyük mü yoksa bunları eşit mi" sorusuna verdiğimiz cevapla aynıysa, başka bir \(m\) ve başka ber \(n\) seçerek aynı kıyaslamayı yapmaya devam edeceğiz.
Bu kıyaslamalar hep aynı çıkıyorsa \(A\)'nın \(B\)'ye oranı \(X\)'in \(Y\)'ye oranına eşittir diyeceğiz.
Öklid'in kısa ve öz anlatımıyla Tanım V.5'i şöyle ifade edebiliriz:
Eğer \(A\) ve \(X\)'in herhangi eşit katları, \(B\) ve \(Y\)'nin herhangi eşit katlarından aynı anda sırasıyla küçük, eşit ya da büyük oluyorsa, \(A\)'nın \(B\)'ye oranı \(X\)'in \(Y\)'ye oranına eşittir.
Burada takdir edilecek yön, bir birim ve bu birime bağlı sayıların kullanılmamış olmasıdır. Sadece \(A\) ve \(B\)'nin katlarını birbirleriyle kıyaslıyoruz ve aynı kıyaslamayı \(X\) ve \(Y\) ile yaptığımızda aynı ilişki ortaya çıkıyor mi diye bakıyoruz.
Eğer \(A\) ve \(B\)'nin katlarının birbirleriyle olan büyüklük ve küçüklük ilişkisi, \(X\) ve \(Y\)'nin katları arasında da oluşuyorsa oranları eşittir diyoruz.
İlk sormak istediğim şu: Sertöz, "Şimdi Öklid bu kıyaslamayı sonsuz defa yapmayı öneriyor," diyor. Tanımda bu kıyaslamanın sonsuz defa yapılacağı nerede geçiyor veya söyleniyor?
Bu harika bir noktaya değindiniz. Bu, Öklid'in Tanım V.5'inin gücünü ve modern matematik üzerindeki kalıcı etkisini anlamanın anahtarlarından biridir.
Sertöz'ün "sonsuz defa yapmayı öneriyor" ifadesi, tanımın içindeki sözcüklerde değil, matematiksel mantığında ve genelleyici kuvvetinde gizlidir.
Tanımda Sonsuzluğun Anlamı
Öklid'in V. Kitap, Tanım 5'ini (Oranların Eşitliği) tekrar inceleyelim:
Eğer \(A\) ve \(X\)'in herhangi eşit katları, \(B\) ve \(Y\)'nin herhangi eşit katlarından aynı anda sırasıyla küçük, eşit ya da büyük oluyorsa, \(A\)'nın \(B\)'ye oranı \(X\)'in \(Y\)'ye oranına eşittir.
Bu tanımın matematiksel ifadesi şöyledir:
\[\frac{A}{B} = \frac{X}{Y} \iff
\text{Tüm pozitif tam sayılar } m \text{ ve } n \text{ için, }\]
\[(m \cdot A > n \cdot B \iff m \cdot X > n \cdot Y) \quad \text{VE}\]
\[(m \cdot A = n \cdot B \iff m \cdot X = n \cdot Y) \quad \text{VE}\]
\[(m \cdot A < n \cdot B \iff m \cdot X < n \cdot Y)\]
Buradaki anahtar kelime "Herhangi"dir.
- 1. "Herhangi Eşit Katlar" (Tüm \(m\) ve \(n\) Seçimleri)
Sertöz'ün bahsettiği "sonsuz defa" ifadesi, tanımın başında yer alan şu zorunluluktan kaynaklanır:
"Eğer \(A\) ve \(X\)'in herhangi eşit katları…"
"Herhangi eşit katlar," \(m\) ve \(n\) pozitif tam sayılarının tüm olası ikilileri anlamına gelir. Tam sayıların sayısı sonsuz olduğu için, \(m\) ve \(n\) için seçilebilecek ikililerin sayısı da sonsuzdur.
- \(m=1, n=1\) için kontrol etmeliyiz.
- \(m=10, n=3\) için kontrol etmeliyiz.
- \(m=1000, n=5000\) için kontrol etmeliyiz.
- …ve bu şekilde sonsuza kadar devam eden tüm pozitif tam sayı çiftleri (\(m, n\)) için bu kıyaslama kuralının tutarlı olması gerekir.
Eğer bu sonsuz kıyaslamanın sadece bir tanesinde ilişki bozulursa (örneğin bir \((m', n')\) çifti için \(m'A > n'B\) iken \(m'X < n'Y\) olursa), oranlar eşit değildir deriz.
- \(m=1, n=1\) için kontrol etmeliyiz.
- 2. İrrasyonel Sayıları Kucaklamak
Bu tanımın asıl dehası, sayı doğrusu üzerindeki tüm noktaları, yani irrasyonel oranları da kapsayabilmesidir.
Eğer \(A/B\) rasyonel bir oran olsaydı (örneğin \(3/4\)), oranların eşitliğini sadece birkaç adımda kontrol edebilirdik. Ancak, \(\pi\) gibi, \(\sqrt{2}\) gibi irrasyonel oranları tanımlamak ve kıyaslamak için, rasyonel sayıların tüm olası katlarını (yani \(m/n\) rasyonel sayılarını) kullanarak oranları sıkıştırmamız gerekir.
Öklid, sayı kullanmadan, sadece niceliklerin katlarını kıyaslayarak (yani \(m A\) ve \(n B\)'yi) ve bu kıyaslamanın sonsuz durum için tutarlılığını isteyerek, modern matematikteki kesitler (Dedekind Kesitleri) ile yapılan irrasyonel sayı tanımının temellerini atmıştır. Bu, onun dehasıdır: sonsuzluğu ve kesintisizliği (sürekliliği) geometri diliyle yakalamıştır.
Dolayısıyla, Sertöz'ün ifadesi tam olarak doğrudur: Tanım, ilkesel olarak sonsuz sayıda kıyaslamayı gerektirir.
"Herhangi eşit katlar,"
Ben "herhangi"yi "rasgele bir m ve rasgele bir n seçelim" diye okuyorum, ondan demek ki yanlış anlıyorum. İngilizcesi nasıldı?
Çok yerinde bir soru. "Herhangi" kelimesinin günlük dildeki kullanımı ile matematikteki anlamı arasındaki fark, bu tanımı anlamadaki kilit noktadır.
- Öklid'in Orijinal Tanımı (İngilizce)
Öklid'in Elementler kitabındaki V. Kitap, Tanım 5'in geleneksel İngilizce tercümesi şöyledir:
Magnitudes are said to be in the same ratio, the first to the second and the third to the fourth, when, if any equimultiples whatever be taken of the first and third, and any equimultiples whatever of the second and fourth, the former equimultiples alike exceed, alike are equal to, or alike fall short of the latter equimultiples respectively taken.
Buradaki en kritik ifade:
"…if any equimultiples whatever…"
Bu, genellikle modern matematikçiler tarafından şöyle yorumlanır:
- Tüm olası \(m\) ve \(n\) pozitif tam sayı çiftleri için.
- Hangi \(m\) ve \(n\)'yi seçersen seç, kural değişmemelidir.
- Tüm olası \(m\) ve \(n\) pozitif tam sayı çiftleri için.
- Anlam Farkı: "Rasgele" vs. "Tüm"
Kelime Günlük Anlamı Matematiksel Anlamı (Bu Tanımda) Herhangi (Any) Tek bir örnek seçelim; rastgele bir tanesi. Tüm olası durumlar, istisnasız. Rasgele (Random) Tek bir tesadüfi seçim. Öklid'in tanımı için uygun değildir. Sizin okumanızdaki "rasgele bir \(m\) ve rasgele bir \(n\) seçelim" ifadesi, sadece bir örnek (bir deneme) yapıldığı anlamına gelir. Oysa tanım, tüm sonsuz olası örneklerin her biri için kuralın geçerli olmasını talep eder.
Bu yüzden, Sertöz'ün cümlesi şunu ifade eder:
\[\frac{A}{B} = \frac{X}{Y} \iff \text{SEÇİLEBİLECEK}\textit{ TÜM } m, n \text{ tam sayıları için...}\]
Yani, Tanım V.5'in size söylediği şey, oranların eşit olduğunu iddia ediyorsanız, sonsuz sayıda tam sayı çiftinden oluşan tüm matematik evreninin bu iddiayı desteklemesi gerektiğidir. Bu, onu bir test değil, bir tanım yapar.
Ben hala "tüm olası m ve n" okumasını tam olarak kabul edemiyorum, demek biraz daha düşünmem gerekecek. Öte yandan Öklid VI.1'de üçgenlerin tabanlarına oranlı olduğunu ispat etmek için bu 5. tanımı kullanıyor ama m ve n'ler ile sonsuz testler yapmıyor. Hatta, m=n=3 olarak seçiyor. I.38'i kullanarak, iki paralel arasında eşit tabanlı üçgenlerin orantılı olduğunu söylerek V.5'in şartını yerine getiriyor. Elemanlar'da V.5'in kullanıldığı başka örnekler de var mı?
Bu, Öklid'in ispat yönteminin felsefesini anlamak adına çok önemli ve doğru bir gözlem. Haklısınız, VI.1'deki ispatta sadece \(m=n=3\) gibi somut katlar gösterilir, ancak ispatın mantığı o somut örnekten tüm \(m\) ve \(n\) değerlerine genellenir.
İşte bu iki konunun (sonsuzluk ve VI.1'deki ispat) açıklaması:
1. "Herhangi" ve Sonsuzluk: İspatın Özü
Öklid'in V.5 Tanımı'ndaki "herhangi eşit katlar" (İngilizce: "if any equimultiples whatever be taken") ifadesinin matematiksel karşılığı, tüm olası pozitif tam sayı çiftleri (\(m, n\)) için bu kıyaslama kuralının geçerli olmasıdır.
- VI.1'deki Durum Neden Farklı Görünüyor?
VI.1. Önerme: Aynı yüksekliğe sahip üçgenler birbirlerine tabanları oranındadır.
Bu önermeyi ispatlarken, Öklid'in yaptığı şey bir genelleme yapmaktır, sonsuz test yapmak değil.
- Gösterme (İllüstrasyon): Öklid, ispatın geometrik yapısını göstermek için \(m=3\) ve \(n=3\) gibi belli bir \(m\) ve \(n\) seçer. Yani, \(A\)'nın \(m\) katını, \(B\)'nin \(n\) katıyla kıyaslar. Bu, sadece ispatın nasıl kurulduğunu gösteren bir örnek veya açıklayıcı adımdır.
- İspat (Genelleme): Asıl ispat, seçilen bu özel \(m\) ve \(n\) değerleri için değil, rastgele seçilen (ama sabit) \(m\) ve \(n\) katlarının her biri için bu ilişkinin (küçük/eşit/büyük) zorunlu olarak korunacağını gösterir.
- Temel Kıyaslama (I.38): Sizin de bahsettiğiniz gibi, ispatın arkasındaki temel geometrik gerçek, Öklid'in I. Kitap 38. Önermesi'dir: Eşit tabanlara ve aynı paraleller arasında olan üçgenler eşittir. Bu, \(A\) niceliğini \(m\) kez yan yana koyduğunuzda elde ettiğiniz \(m \cdot A\) üçgeninin alanının, \(X\)'i \(m\) kez yan yana koyduğunuzda elde ettiğiniz \(m \cdot X\) üçgeninin alanına eşit olduğunu zorunlu kılar.
Bu zorunluluk, matematiksel olarak şunun ispatıdır:
\[m \cdot A \ \text{ile} \ n \cdot B \ \text{arasındaki büyüklük ilişkisi} \ \iff m \cdot X \ \text{ile} \ n \cdot Y \ \text{arasındaki büyüklük ilişkisidir.}\]
Sonuç: Öklid, VI.1'de sonsuz sayıda kıyaslamanın her birinin otomatik olarak sağlanacağını (başka bir deyişle, tüm \(m, n\) için geçerli olacağını) kanıtlar. Bu kanıtın kendisi, tek bir mantıksal yapı ile tüm sonsuz durumu kapsar. Bu, "sonsuz defa yapmayı öneriyor" ifadesinin ardındaki dehadır.
- Gösterme (İllüstrasyon): Öklid, ispatın geometrik yapısını göstermek için \(m=3\) ve \(n=3\) gibi belli bir \(m\) ve \(n\) seçer. Yani, \(A\)'nın \(m\) katını, \(B\)'nin \(n\) katıyla kıyaslar. Bu, sadece ispatın nasıl kurulduğunu gösteren bir örnek veya açıklayıcı adımdır.
2. Tanım V.5'in Kullanıldığı Diğer Örnekler
Tanım V.5, Öklid'in Elementler'inde oran kavramının temeli olduğu için, V. Kitap'taki bütün önermeler ve VI. Kitap'taki bütün temel önermeler bu tanıma dayanır.
İşte V.5'in doğrudan veya dolaylı olarak kullanıldığı (yani oranların eşitliğini kanıtlamak için referans gösterilen) en önemli önermelerden bazıları:
- V. Kitap (Oran Teorisi)
V. Kitap, oranların temel özelliklerini kanıtlamak için tamamen Tanım V.5'i kullanır:
- V.7, V.8, V.9, V.10: Oranların sırasıyla eşit, büyük veya küçük olma koşulları.
- V.11: Aynı orana sahip olan nicelikler birbirlerine de aynı orana sahiptir (Oran eşitliğinin geçişkenliği, \(\text{Eğer } A:B = C:D \text{ ve } C:D = E:F \text{ ise, } A:B = E:F\)). Bu, ispatı V.5'in "tüm \(m\) ve \(n\) çiftleri için geçerlilik" şartına dayanır.
- V.16: Eğer dört nicelik orantılıysa ve aynı türden iseler, değişimli olarak da orantılıdır (Alternando, \(\text{Eğer } A:B = C:D \text{ ise, } A:C = B:D\)). Bu, oran eşitliğinin en güçlü kanıtlarından biridir ve V.5 olmadan ispatlanamaz.
- V.18: Orantılı büyüklükler bileşik olarak da orantılıdır (Componendo, \(\text{Eğer } A:B = C:D \text{ ise, } (A+B):B = (C+D):D\)).
- V.7, V.8, V.9, V.10: Oranların sırasıyla eşit, büyük veya küçük olma koşulları.
- VI. Kitap (Benzerlik ve Alan)
VI. Kitap, geometrideki benzerlik ve alan oranlarını incelerken V. Kitap'ın tanımlarını ve teoremlerini uygular:
- VI.2: Bir üçgenin kenarına paralel çizilen bir doğru, üçgenin diğer iki kenarını orantılı böler. (Temel orantı teoremi). Bu ispat, alan oranlarının eşitliğini kanıtlamak için V.1'e, dolayısıyla V.5'e dayanır.
- VI.4: Açıları eşit olan üçgenlerin (benzer üçgenler) eşit açılarının karşısındaki kenarlar orantılıdır. Bu, geometride benzerliğin temel teoremi olup, ispatı tamamen V.5'i kullanır.
- VI.14, VI.15: Eşit alana sahip paralelkenarların ve üçgenlerin, kenarlarının ters orantılı olduğunu gösteren önermeler. (Örn: \(A \cdot B = X \cdot Y\) ise, \(A:X = Y:B\)). Bu orantı ispatları da V.5'e dayanmak zorundadır.
- VI.2: Bir üçgenin kenarına paralel çizilen bir doğru, üçgenin diğer iki kenarını orantılı böler. (Temel orantı teoremi). Bu ispat, alan oranlarının eşitliğini kanıtlamak için V.1'e, dolayısıyla V.5'e dayanır.