Boğazici Milli Park olsa nasıl olurdu?

Figure 1: Henüz köprü yok, boğaz masmavi ve Ortaköy yemyeşil, 1960
Proje özeti
İstanbul Boğazı'nın temel kimliği nedir? Bir metropolün ortasındaki ulaşım koridoru mu, yoksa korunması gereken yaşayan bir peyzaj mı?
- Bu projeyi Chatgpt'ye sordum tam cevabını bu linkde okuyabilirsiniz. Burada sohbetin bir özetini veriyorum.
- İstanbul Mimarlar odası belgesel yarışması için bir belgesel yapmayı düşünüyoruz.
- Chatgpt ilk olarak "İstanbul Boğazı eski haline dönsün" gibi nostaljik bir söylemle başlama dedi.
- Daha genel olarak "bir şehir doğal bir varlık olarak yeniden düşünülebilir mi?" diye sor dedi.
- Aslında bütün dünyada böyle bir trend varmış.
- Kore'de Cheonggyecheo diye büyük bir kentsel dönüşüm projesi yapmışlar.
- Paris otomobilleri Seine nehrinden uzaklaştırıyormuş.
- Madrid otoyolu yer altına alıp üstüne harika bir yeşil alan yapmış Madrid Rio Project
- San Francisco depremden sonra sahil otoyolunu kaldırmış.
- Kore'de Cheonggyecheo diye büyük bir kentsel dönüşüm projesi yapmışlar.
- "Boğaziçi'ni Milli Park yapalım" derken aslında dünya çapında devam eden bir tartışmanın İstanbul ayağını anlatmış oluyoruz.
- Fakat Chatgpt "Boğaz Milli Park olsun" söyleminin negatif tepki alacağını düşünmüş ve "Boğaz Milli Park olsaydı nasıl görünürdü?" diye sor diyor. Böylece bir düşünce deneyi yapmış oluyoruz.
- Biz Boğaz'ın eski halini sadece eski fotoğraflardan ve gravürlerden biliyoruz.
- En simgesel değişim Boğaz'ın tepelerinde olmuş. Daha 1970'lerde bile tepelerin boş olduğu görülüyor. Şimdi tamemen betonlaşmış durumda.
- Biz her şeyi kamulaştırıp yıkmayı ve doğayı geri almayı istemiyoruz. Köprüler ve bağlı otoyollar ve beton mahalleler artık kalıcı olarak Boğaz'ın bir parçası olmuşlar. Kamulaştırma belki 100-150 yıl içinde çok uzun vade bir plan dahilinde yapılabilir. Eğer Boğaz'ın bu hale gelmesi bir asır sürdüyse, geri dönüşümü de bir o kadar sürür. Fakat, şu anda yapabileceğimiz şeyler de var.
- Mesela, sahil yolunun belli kısımları hafta sonları araç trafiğine kapatılabilir.
- Önce Boğaz'ın coğrafi sınırlarını çizmemiz gerekiyor. Çalışma alanımız neresi olacak? Sadece sahil şeridi mi? Tepeler dahil mi? Nereye kadar? Bunlar hep şehir plancıları tarafından tartışılarak ve kararlaştırılacak.
- Bugün elimizde ne var? Geriye ne kalmış?
- Kimlerle konuşabiliriz?
- Şehir plancıları
- Peyzaj mimarları
- Deniz biyologları
- Ormancılar
- Kuş bilimciler
- Şehir plancıları
- Eğer 1970'lere geri dönebilseydik bugünkü bilincimizle ne yapardık?
- Binaları yıkmak ve betonlaşmayı geri döndürmek çok ileri aşamada olabilir, peki şimdi ne yapabilir? Hangi küçük adımları atabiliriz?
- Boğazı Milli Park mantığıyla düşünmek istiyoruz.
- Chatgpt direk olarak "Milli Park" konusu ile başlamasan daha iyi olur diyor.
- İnsanlar kamulaştırmadan korkar. "Yalılar ne olacak" diye sorarlar. "Milli Park yasal olarak mümkün değil" diyebilirler.
- Boğaz yaşayan bir sistem olarak görülmeli. İnsan bu sistemin içinde sadece bir aktör.
- Bu soruyu da sorabiliriz: "Yüz yıl sonra insanlar bize baktığında, Boğaz için elimizden geleni yaptığımızı mı düşünecekler, yoksa elimizdekinin değerini anlayamadığımızı mı?"
- İlgili konular:
- Tarih
- Şehir planlama
- Ekoloji
- Mimarlık
- Kültürel hafıza
- Dünyadaki benzer dönüşüm projeleri ve İstanbul için çıkarılacak dersler
- Tarih
- Not olarak şunu da ilave edelim: Bu aşamada, ben bunu ütopik bir proje olarak görüyorum, siyasi, hukuki, ekonomik ve yapılabilirlik engellerini yok sayıyorum.
- "Hukuk, siyaset, ekonomi ve yapılabilirlik engelleri olmasa ne yapabilirdik," sorusunu soruyorum.
- Şehircilikte eski hedef "şehir doğaya doğru genişlesin, doğayı işgal etsin"di. Dünya bunun tam tersini yapıyor artık: "Mümkün olduğu kadar doğaya ve yayaya yer açılsın".
- Bu proje ile Boğaz'da yapılmak istenen aslında kentsel dönüşümden daha fazlasıdır: "Boğaz'a sadece bir ulaşım koridoru veya emlak alanı olarak değil, yaşayan bir doğal sistem olarak bakabilir miyiz?"
- Bu "Boğaz'ı bir park yapalım" fikrinden daha kapsamlı bir proje çünkü işin içinde ormanlar, kıyılar, kuş göç yolları, deniz ekosistemi, kültürel miras ve ulaşımın birlikte düşünülmesi var.
- Bu soruya cevap bulmalıyız: "İstanbul Boğazı'nın temel kimliği nedir? Bir metropolün ortasındaki ulaşım koridoru mu, yoksa korunması gereken yaşayan bir peyzaj mı?"
- İlgilenen kişilerin yorumlarını bekliyorum.